Ramazan ayı, oruç tutanlar için ruhun ve bedenin dinlendiği beslenme ve yaşam
şeklinin değiştiği bir aydır. Bu yıl ramazan ayı 16 saatlik açlıkla birlikte sıcak yaz günlerine
rastlamakta bu neden ile oruç tutanların sağlıklarına daha fazla önem vermeleri
gerekmektedir.
Yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan
bölümünde en az 2 öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Günlük
hayatımızda nasıl azar azar, sık sık beslenmek gerekiyorsa ramazanda bunu sürdürmeliyiz.
Gün boyunca alamadığımız besin öğesi ihtiyaçlarımızı karşılamak zorundayız. Bunun için
öğün sayısını arttırmalı ve mutlaka sahura kalkmalıyız. Sahurda bol su içilmeli, aşırı yağ ve
tuzlu besinler tüketilmemeli. Sahurda sadece su içerek niyetlenmek veya gece yiyip yatmanın
son derece zararlı olduğu unutulmamalı. Bu nedenle sahurda protein içeren süt içilmeli,
yoğurt, peynir gibi gıdalar yenmeli, kan şekerinin düşmesini önlediği için yanına mutlaka
ekmek eklenmeli. Yiyecek olarak da çorba, az yağlı yapılmış sebze, zeytinyağlı yemekler
veya hafif kahvaltılardan birini seçmek en doğrusu olacaktır. Oruç tutulan günlerde yaklaşık
16 saat açlıkla karşı karşıya kalınacak. Bu süre içinde kan şekeri düşer. Eğer kişi sahura
kalkmıyorsa kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlar. Bu nedenle az ve sık
beslenme ilkesi, kan şekerini dengelemek için mutlaka uygulanmalıdır.
Bu süreçte dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da iftar sofraları için hazırlanan
yiyecekler ve bunların tüketim miktarlarıdır. İftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin 2-3
kat fazlası bulunabilmektedir. İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan kısa sürede çok
miktarda besin tüketme isteği doğmaktadır. Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir
şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika
sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında fazla miktarda, enerjisi yüksek
besinler yenilir ve bu durum hem sağlık açısından risk oluşturabilir hem de ilerleyen günlerde
kilo alımına zemin hazırlayabilmektedir.
Sıvı tüketimine dikkat Yapılan açıklamanın devamında, “Sıcaklık ve nem artışına
bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya
çalışmaktadır. Sıcaklıkların etkisiyle artan terleme ile birlikte yeterince sıvı alınmazsa su ve
mineral kaybı sonucu, bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri
yaşanabilmektedir. Günde ortalama en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) su içmeye, bununla
birlikte Ramazan ayında sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve-sebze
suları, sade soda vb. sık sık tüketmeye özen gösterilmeliyiz.

EBRU BEKEN

NOVA MEDYA

GRUP BAŞKANI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir