SİVAS KATLİAMINI ve KATLİAMLARI ASLA UNUTMA

Bugün, demokrasi, insan hakları ve özgürlükler alanında sahip olduğumuz tüm kazanımlar,
bedeller ödenerek elde edilmiştir. Onun için değerlidir, önemlidir ve korunmalıdır.
Sivas-Madımak katliamı ülkemizde, emperyalizme, faşizme ve gericiliğe karşı mücadelede
direnenlerin yaşamlarını feda ederek yazdıkları onurlu bir tarihtir.
Bundan 25 yıl önce Sivas’ta şeriatçı, gerici, faşist güçler, insanlık dışı bir katliamı, Devletin ve
güvenlik güçlerinin gözetiminde hayata geçirmişlerdir.
İnancın, bilincin ve direncin simgesi olan Pir Sultan Abdal’ın yaşadığı yerde. Banaz’da
düzenlenen ve ilk kez Sivas’ta gerçekleştirilecek etkinliklerin 4.süne katılmak için Sivas’a
giden; 33 aydın, yazar, şair, sanatçı, ozan ve semahçılarımız ve iki otel görevlisi olmak
üzere 35 canımızın, Madımak’ta yakılarak katledilişlerinin üzerinden 25 yıl geçti. Katliamı
yaratan zihniyet bütün kadroları ile şimdi iktidarda iken, Madımak yangını bugün de ülkenin
her yanında farklı biçimde sürmektedir.
Geçmişte Çorum’da, Maraş’ta yaşanan vahşetlerin bir devamı olarak gerçekleşen Sivas
katliamı, ülkemizin ve halklarımızın umudu ve aydınlık geleceği tüm insanlarımıza yönelik
yapılmıştır.
Türkiye’de 12 Eylül hukuku ve kültürünün ana unsurlarından biri olan ve topluma dayatılan
Türk-İslam sentezi anlayışı sonucunda gericiliğin gelişmesine zemin hazırlanmış ve Sivas-
Madımak katliamı bu zeminde gerçekleştirilmiştir.
12 Eylül generalleri ve AKP genel olarak siyasi İslam’ın bugün geldiği aşamanın doğrudan
sorumlularıdır. Türkiye 12 Eylül hukuku ve kültürüyle hesaplaşmadan demokratikleşemez.
Bu nedenle Sivas katliamının hedefi, resmi kimliğin dışında kalanlar, yıllarca ezilen,
sömürülen ve yok sayılanlar olmuştur. Saldırganların engellenmeyerek katliama çanak
tutulması, ardından da olayın üstünün örtülmesi ve sadece birkaç kişinin cezalandırılması
geçmişte yaşanan benzer katliamların ortak özelliği olarak dikkat çekmektedir.
Türkiye’de geçmişte halkları birbirine düşürerek katliamlara zemin hazırlayanlar, bugün hala
ayrımcı, ırkçı-gerici politikalarını sürdürerek halkların kardeşliği ve emekçilerin birliğini
engellemek için ellerinden geleni yapıyorlar.
Toplumsal barışı tehdit eden hareket ve katliamlar, Anadolu’nun farklı renklerinin birlikte
yaşama isteğini asla kıramamıştır. İnsanlık, kendisine karşı işlenmiş suçları asla
unutmamıştır ve unutmayacaktır.
Bizler, ülkemizi gericiliğe ve ırkçı-şoven odaklara asla teslim etmeyeceğiz. Her yıl daha da
çoğalarak sokaklarda olacağız ve ülkemizin yüz akı aydınlarımızın katledilmesinin hesabını
soracağız.
Bu amaçla, insan hak ve özgürlüklerinden, eşitlikten, barıştan ve kardeşlikten yana olan
herkesi, demokratik kitle örgütlerini ve siyasi partileri, katliamları lanetlemeye ve gerici-ırkçı
saldırılar karşısında kardeşlikte ısrar etmeye çağırıyoruz.
Sivas katliamında hayatını kaybedenlerin direnci, bilinci ve inancının bizlere ışık olacağına
inanıyor, katliamda yaşamlarını yitirenleri bir kez daha saygıyla anıyoruz.
EBRU BEKEN
NOVA MEDYA
GRUP BAŞKANI

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir